İmalat

Hızlı teknolojik gelişmeler ve globalleşen dünya pazarında rekabet ortamının hızlanması sonucu imalat sektörü önem kazanmış ve gelişmiştir. Sektörde gücün sürdürülebilmesi bakımından gerekli politikalar ve ucuz iş gücü olan ülkelerin stratejileriyle birlikte Türk imalat sanayi rekabet baskılarıyla karşı karşıya kalmıştır. Yeni stratejilere yönelerek AR-GE çalışmaları ve Avrupa Standartlarını yakalamayı hedeflemiştir.

İmalat sektörü 2015 yılında GSYH’nin %16,7’lik kısmını oluşturarak cari fiyatlarla en büyük sektör payı oranına ulaşmıştır. Sektörde yüksek teknoloji(tıbbi aletler), orta-yüksek teknoloji(makine-teçhizat), orta-düşük teknoloji(plastik) ve düşük teknoloji(gıda) kullanılmaktadır. TÜİK verilerine bakıldığında Türkiye’nin AB ihracatı verileri oranında düşük teknoloji ürünlerinin yerini orta-yüksek teknolojili ürünlerin aldığı görülmektedir.

1989’dan itibaren finansal liberalizasyon ile birlikte Türkiye yatırımlara açık hale gelmiştir. İmalat Sanayi Performans Endeksi çalışmalarına göre Türkiye 2010 CIP sıralamasında 30. Ülke durumundadır. Ayrıca Merkez Bankası imalat sanayinin kapasite kullanım oranını Ocak 2017’de  %75,5 olarak açıklamıştır. İmalat sanayi Şubat 2017’de bir önceki yıla göre %0,7 artmıştır.